Emanetoğlu, soruşturma ve tedbir süreçlerinin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde, tarafsız ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Adalet kişiye göre değişmez. Hukuk herkes için eşit uygulanmalıdır” ifadelerini kullandı.
Huzur ve Güven Partisi tarafından yapılan açıklamada, sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler ve yürütülen soruşturmaların hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda ele alınmasının önemine dikkat çekildi.
Açıklamada, soruşturma kapsamında bazı kişiler hakkında malvarlığı ve para hareketlerine yönelik tedbirler uygulanırken, bazı kişiler hakkındaki tedbirlerin daha sonra kaldırılmasının kamuoyunda dikkat çektiği ifade edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, aralarında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın da bulunduğu 5 kişi hakkındaki bazı tedbirlerin kaldırıldığı yönündeki gelişmelerin kamuoyuna yansıdığı belirtildi.
Mustafa Yazıcı Hakkındaki Tedbir Kararı Gündemde
Huzur ve Güven Partisi açıklamasında, Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı hakkında uygulanan malvarlığına yönelik tedbirin daha sonra kaldırılmasının kamuoyunda çeşitli soru işaretlerine neden olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Başsavcılık tarafından ilgili kurumlara gönderilen yazıda, tedbirlerin alınan ifadeler ve toplanan diğer deliller doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda kaldırıldığının bildirildiği belirtildi.
Mustafa Yazıcı hakkında ayrıca yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandığının kamuoyuna yansıdığı ifade edildi.
Parti açıklamasında, soruşturma aşamasında herhangi bir kişi hakkında peşinen suçluluk hükmü kurulamayacağı vurgulanarak, soruşturma ve tedbir süreçlerinin hangi gerekçelerle yürütüldüğünün kamuoyunun güveni açısından önem taşıdığı kaydedildi.
“Kamuoyunu Aydınlatacak Açıklık Sağlanmalı”
Huzur ve Güven Partisi, malvarlığına yönelik önemli sonuçlar doğurabilecek tedbirlerin uygulanması ve daha sonra kaldırılması gibi süreçlerin gerekçelerinin kamuoyunca yeterince anlaşılmaması halinde adalet mekanizmasına ilişkin soru işaretlerinin oluşabileceğini savundu.
Açıklamada, özellikle siyasi görevlerde bulunan kişilerin yakınlarıyla ilgili soruşturmalarda, kamuoyunda farklı kişilere farklı hukuk uygulandığı yönünde bir algının oluşmasının önüne geçilmesi gerektiği ifade edildi.
Parti tarafından yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:
“Bizim itirazımız herhangi bir kişinin soruşturulmasına değildir. Bizim itirazımız, hukuk uygulamasında çifte standart olduğu yönünde bir algının oluşmasına izin verilmemesidir.”
İlgili makamların, hukuki sınırlar içerisinde mümkün olduğu ölçüde kamuoyunu bilgilendirmesi ve alınan kararların dayanaklarını anlaşılır biçimde ortaya koymasının önem taşıdığı belirtildi.
“Hukuk Herkes İçin Eşit Olmalıdır”
Huzur ve Güven Partisi Genel Başkanı Zafer Emanetoğlu, partisinin konuya ilişkin yaklaşımının açık olduğunu belirterek, hukuk kurallarının herkes için eşit uygulanması gerektiğini ifade etti.
Emanetoğlu’nun açıklamasında, kişilerin siyasi makamı, ekonomik gücü, kamuoyundaki konumu veya aile bağlarının hukuk karşısındaki değerlendirmeyi değiştirmemesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca soruşturmaların bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde yürütülmesi; alınan kararların ise hukukun temel ilkeleri doğrultusunda gerekçelendirilmesi gerektiği belirtildi.
Huzur ve Güven Partisi’nden Çağrı
Huzur ve Güven Partisi, fon soruşturması başta olmak üzere sermaye piyasalarına ilişkin soruşturmaların herhangi bir siyasi veya şahsi etkiden uzak şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu.
Parti açıklamasında, vatandaşların tasarruflarının korunmasının, sermaye piyasalarına duyulan güvenin güçlendirilmesinin ve varsa hukuka aykırı işlemlerin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasının önemine dikkat çekildi.
Bunun yanında soruşturma kapsamında hakkında işlem yapılan kişilerin masumiyet karinesi, savunma hakkı ve adil yargılanma hakkının korunması gerektiği vurgulandı.
Açıklamanın sonunda Zafer Emanetoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Adalet kişiye göre değişmez. Hukuk herkes için eşittir.”
Emanetoğlu, devlet kurumlarına duyulan güvenin, adaletin tarafsızlığı ve hukuk sisteminin öngörülebilirliğiyle güçleneceğini belirterek, adalet duygusunu zedeleyebilecek herhangi bir algının oluşmaması gerektiğini ifade etti.
Güncelleme Tarihi: 02 Ekim 2026, 18:23